Cuma, Ağustos 17, 2007

BU SEFER DE KOMİK ANILAR

Hep ağır konulardan bahsetmişim biraz da komik anılardan bahsedelim de okuyanın içi açılsın.

Efendim bendeniz ufak tefek bir tipim. Sesim ise çok ince. Bu özelliklerim yüzünden yıllar öncesine ait yaşadığım birkaç tane komik anım var.

Yıl 1994, yer İstanbul teyzemin evi. Teyzem ilkokul öğretmeni ve o dönem çok yoğun bir şekilde özel ders veriyor. Öğrencileri velileri de sürekli olarak arıyorlar. "İyi günler Tahire öğretmenle görüşebilir miyiz?" Bir gün gene velisi aradı. Teyzem evde yok ben açtım telefonu.

Ben: Alo buyrun,
Şaşkın veli: Merhaba, ıııı ıı ımmmm Tahire öğretmen evde mi acabaaaa ?
Ben: Hayır teyzem evde yok. Derse gitti.
Şaşkın veli: Canım, ıımmmm ııııı. Ben not bıraksam iletebilir misin acabaaaa?
Ben: Tabii, buyrun kim aradı diyim,
Şaşkın veli: Canım kem küm ımmmmmmm ıııı, sen okuma yazma biliyor musun acabaaaa?
Ben: ( Bozuntuya vermeme, durumu idare etme) Tabii biliyorum buyrun.
Şaşkın veli: O zaman bilmem kimin annesi bilmem kim aradı der misin?
Ben: Tabii derim, iyi günler.
Şaşkın veli: İyi günler canım.

Bu hikaye benim en sevdiklerimdendir. Sonrasında teyzemin velisi o dönem benim 18 yaşında olduğumu öğrenmiş ve çok mahçup olmuş :))

Gene üniversite zamanı, yer bu sefer Ankara. Okul hayatım boyunca üniversiteye otostopla gittim ve geldim. O yıllar alışkanlık Konutkent'teki teyzeme de otostopla gidiyorum. Gene bir gün pinoların evinin önünden çektim otostopumu. Bir amca durdu, bindim. Amca konuşkan Albay emeklisi iki adım yolda sohbet edicez; ama yarım ağız kafasını sallaya sallaya " Bu yaşta çocukları da sokağa bırakıyorlar. " dedi. "Amca ben çocuk değilim" dedim o ince sesimle. Amca da "Sus!!! yalan söyleme" dedi. Ben "Valla amca bak bu okul kimliğim" diye gösterdim kapı gibi Hacettepe Üniversitesi kimliğini. O zaman amca da mahçup olmuştu biraz:) Hey gidi günler hey.

Bu sefer geçen yaz. Gayet namüsait bir durumdayım duş alıyorum çünkü. Telsiz telefonu da almışım tezgahın üstüne hani çalarsa açarım diye. Aksilik ya çaldı bizimki. Köpüklü köpüklü açtım telefonu.
Köpüklü ben: Alo
Şaşkın satıcı: İyi günler
Köpüklü ben: Buyrun.
Şaşkın satıcı: Ben bilmem nereden bilmem kim bir konuda bilginizi alacaktım. Yalnız evde yeterince büyük biri var mı?

Köpüklü ben: (Bu sefer sinirli ben.) Yeterince büyüğüm #?$&{/*
Şaşkın satıcı:Kusura bakmayın bık bık bık bık bık bık da bık

Köpüklü ben: O konuda yardımcı olamayacağım bilmiyorum iyi günler.
Şaşkın satıcı: İyi günler.


Telefon maceralarımın sayısı azaldı. Konuşurken spiker vari konuşuyorum artık:)

6 yorum:

pino dedi ki...

Boşver çakılım, o dönem kızıyorduk küçük görünme işine ama yaş 30 u geçince minyonluk işinin faydalarını da görüyoruz hani:)

cakiltasi dedi ki...

öyle tabii pinocum. benim yaş 20'de kaldı ilerlemiyor bir türlü

cinar dedi ki...

benim de böyle bir hikayem var. etrafta densiz çok ne de olsa! :)
bir gün bir adam babamı aradı.
ben : evde yok.
adam: hımm ?!? ımm
ben : not alayım isterseniz.
adam: alabilr misin?
ben : ?!?
adam: (ilgili notu söyler)
ben : tamam, ileteceğim.
adam: şimdi bana bi söyler misin neler söyleyecektin?
ben : grr. gerek yok. hepsini yazdım!!
adam: iyi. iyi günler
ben : ...

cakiltasi dedi ki...

hahaha,
senin hikaye de komikmiş:)
sen de benim bloguma hoşgeldin çınarcım. bu aralar ben biraz depresifim umarım çabuk geçer.

cinar dedi ki...

geçer geçer çakıl,
geçmek zorunda. bu ülke şartlarında çok zor olsa da geçmek zorunda.. :(

cakiltasi dedi ki...

evet çınarcım bir şekilde geçiyor. alışıyoruz en fenası da o sanırım.