Pazartesi, Kasım 10, 2008

HOŞGELDİN AŞK

Benim için klasiklerin vazgeçilmezi!
Tombik
Kaynana koltuğu var arkada ismi öyle geçiyor.
Yarış kazanmış mercedes. Oldukça ünlü. Belgeselini ben de seyrettim.
Kamyonetler. 4. sıradaki kırmızı olan benim favorim ama buradan gözükmüyor.
İşte milonga ve boğaz manzarası
Yerlere oturup seyrettik gösterileri
Boy fukarası olduğum için ne yazık ki! bu kafalar da çıktı

Hafta sonun nasıl geçti?

Güzel bir soru. İki günün bir hafta gibi geçtiği hafta sonlarından yaşadım. O kadar uzun ve dolu anlayacağınız.

Cuma günü üniversiteden arkadaşlarım Ankara'dan hem beni ziyarete hem de diğer işlerini halletmek için geldiler. Cumartesi sabah kahvaltımızı herkesi götürdüğüm Emek Kafe'de yaptıktan sonra. Diğer arkadaşlar bizden ayrıldı bizde Anılımla beraber Tarabya'ya doğru yürümeye başladık. Hadi şu sokaktan girelim dedik ve pek güzel bir sokaktan önce yokuş çıktık sonra diğer bir sokaktan sahile indik. Tarabya'daki Mado'da bir sahlep arası verdik. Anılım İstanbul Modern uzak mı gidebilir miyiz diye sorunca. Uzak olduğunu akşamki programlarımıza yetişemeyebileceğimizi söyledim. Bizim oralarda ne yapabiliriz de güzel vakit geçirebiliriz diye düşünürken aklıma klasik otomobil müzesi geldi. Atladık taksiye iki dakika sonra müzemize geldik. Çok gitmek istediğim bir müzeydi. Aklıma gelmesine ve Anılımla beraber gezmiş olmaktan dolayı çok mutlu oldum. Ambiyansının güzelliğini, klasik otomobillerin havasını anlatmam olanaksız. Ayrıntılı anlamasam da klasik otomobil hayranıyım. Eskiden İstiklal Caddesi'ndeki Atlas Pasajı'nın içinde küçük klasik otomobil modelleri satan bir dükkan vardı. Her oraya gittiğimde kedinin ciğere baktığı gibi bakardım vitrinine. Ne yazık ki kapandı dükkanım. Fotokolik benim makinam arkadaşımın çantasında kaldığı için foto çekemedim bütün fotolar Anılımda. O bana gönderdiğinde buraya ekleyeceğim. Müzenin sayfasında otomobillerin ayrıntıları var. Çok keyifli bir müze. Yolu İstanbul düşen olursa. Mutlaka gezmeli. Gidiş ise bilmeyen için komplike gelebilir ama o da çok basit. Yeniköy'deki Shell'den önceki ışıklara geliyorsunuz o ışıklardan sola dönüyorsunuz dümdüz yukarı çıkıyorsunuz bağlar mahallesini geçiyorsunuz bir kaç yerde durup sorabilirsiniz de. O uzun yokuşun sonunda müze. Dediğim ışıklardan dolmuşa binip önünde de inebilirsiniz. O ışıklardan taksiye de binebilirsiniz. Bizim gezimiz bittikten sonra yokuş aşağı yürüye yürüye evime geldik. Sonra arkadaşlarla buluşup balıkçıma gittik. Daha doğrusu abimin sahiplendiği balıkçısı ama gerçekten çok lezzetli ve keyifli bir balıkçı. Orada biri hariç herkese balık çorbası içirip milli yaptım:) Anılım bana ölmeden balık çorbası içir çakılım dedi onu gerçekleştirmiş olduk.
Sonra Anılım bizden ayrıldı karşıya gitti. Ben de diğer arkadaşlarla eve geldim. Onları bırakıp akşamki programıma hazırlanmaya başladım.

Olaylar zinciri kavramına inanıyorum artık. Başınıza her ne gelirse gelsin. Sonrasında onun tetiklediği güzel şeyler yaşıyorsunuz. Geçen cumartesi uzun zamandır görüşmediğim bir arkaşımla görüşmem gibi. Cumartesi gecesi Galatasaray Adası'ndaki milonga gecesine gitmeye karar vermem gibi. Aşağıya eklediğim linkten inceleyebilirsiniz İstanbul Tango Ritual neymiş. Kırmızı oyuncak gibi olan pabuçlarımı giydim biraz forma haline gelmiş elbisemi de üstüme geçirdim ve milonga gecesine doğru yollandım. Bu geceye gitmeme sebep olan her şeyi kucaklıyorum. Çok güzeldi. İlk tangomu Arjantinli babam gibi ufak tefek beyaz saçlı biriyle yaptım. Sonuna kadar dans edemedik şansızlık bu ki müzik değişti. Her gelene ben bilmiyorum dedim ama bu amca ısrar etti ve kalktık:) Oradan çıktığımızda saat 5'e geliyordu. Ve insanlar saat 5'e kadar hiç durmadan dans ettiler. Müziklerin güzelliğini dansların keyfini gene anlatmam imkansız. Hele ki boğazın ortasında bu keyfi yaşamak daha da tarifsiz. Arkadaşımın çok sevimli Arjantili arkadaşı Cecilia ile tanışma şansımın olmasına da seviniyorum.

Son iki haftadır İstanbul'da tanıştığım Alman, Belçikalı, Amerikalı, Arjantinli, Ukraynalı yabancılar bu şehrin nasıl da dünya şehri olduğunu bir kez daha haber verir gibi bana.


Bu arada hoşgeldin aşk...


http://www.istangoritual.org/

http://www.atamanmuseum.com/tr/index.html

1 yorum:

Pino dedi ki...

çokk sevindimm:)))