Pazartesi, Ağustos 03, 2009

DAYAK CENETTEN ÇIKMA MI?

Yumukla olan ilişkimizde dayak cenetten çıkma mıdır diye soruyorum bazen. Tabii ki onu dövmüyorum ama dövebilsem döver miydim? İşte bu aralar kafamı kurcalayan soru bu. Cumartesi günü öylesine sinir etti ki beni, canımı öylesine yaktı ki! Şeytan dedi al evire çevire döv. Aldım odama kapadım sakinleşeyim diye. Sonra dedim ki acaba Yumuk benim çocuğum olsaydı bir tokat patlatır mıydım?
Sonsuz sabıra sahip annelerin ne kadarı gerçekçi çok merak ediyorum. Hiç mi sinirlenmiyorlar hiç mi pataklamak gelmiyor çocuklarını? Valla ben bu konuda kendimin nasıl davranacağından emin değilim. Eşeğin kulağına su kaçıran çocuklarla mücadele elbetteki dayak değil ama o sabrı nasıl göstermeli insan? Ay bilemedim. Ben bunları düşünürken alın size bir haber.

Bugünkü Radikal'den.

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=948008&Date=03.08.2009&CategoryID=81

Yeni Zelanda'da çocuğa dayak atılmasını suç sayan yasanın değiştirilmesini için referandum düzenlendi
WELLINGTON - Yeni Zelanda’da çocuklara dayağın yeniden serbest bırakılıp bırakılmayacağına karar vermek amacıyla referandum düzenleniyor. Seçmenler, 21 Ağustos’a kadar sürecek referandumda postayla oy kullanacak. Referandum sonucuna göre, çocuklara yönelik şiddetin önüne geçilmesini hedefleyen ve 2007 yılında ezici bir çoğunlukla parlamentodan geçen yasanın iptal edilip edilmeyeceği anlaşılacak. Yasayla, anne ve babaları dahil olmak üzere, kimsenin çocukları dövemeyeceği karara bağlanmıştı. Seçmenlerin yüzde 10’unun yasanın referanduma götürülmesini istemesiyle, iki yıl sonra yasa yeniden gündeme gelmiş bulunuyor. Bu yasayla Yeni Zelanda dünyada çocukların dövülmesinin suç sayıldığı 24’üncü ülke oldu. One-News Colmar Brunton televizyonu tarafından referandumun başlangıcında yapılan kamuoyu araştırması, Yeni Zelandalıların yüzde 83’ünün bazı koşullarda bir çocuğun dövülebileceğini savunduklarını ortaya koyuyor. Halkın bir bölümü, dayağın "aile terbiyesinin bir parçası" olabileceğini savunuyor, dolayısıyla da "suç sayılmaması" gerektiğini belirtiyor. Dayak yasağının kaldırılmaması için kampanya yürütenler ise aile terbiyesi adı altında çocuklara şiddet uygulanabileceği uyarısında bulunuyor ve çocukların da büyüklerle aynı haklara sahip olması gerektiğini savunuyor.(aa)

9 yorum:

Bekriya dedi ki...

ağlayan çocuklara hiç sabrım yok bi de uyuz olanlarına kesin patlatırdım :) gerçi çocuğum yok şimdi kolay söylüyorum ama o kadar sabırlı biri değilim ben bazen gün içinde muhatap odluğum gerizekalıları evire çevire dövmek istiyorum mesela :)

Asortik Krep dedi ki...

Ben hiç dövemedim.Tabii ki kolay olmadı büyütmek ama dayak attıktan sonra ister bir tokat olsun istersen bir kaç tokat, pişman oluyorsun.Pişman olmak istemedim ve utanmak çocuğuma karşı.Bu yüzden dayak yok,ceza var.Öyle cezalar ama yalvarsa da cezadan vazgeçmedim.Mesela tv açmamak,sokağa çıkmamak,odadan dışarı çıkmamak ,istediği bir şeyi almamak gibi çezalardı bunlar.Bu kararımdan dolayıda çok memnunum.Çocuğumu dövmeden büyüttüm demek insanı hafifletiyor diyebilirim.

Asortik Krep dedi ki...

Dövemedim değil tabii ki dövmedim olacak :))

cinar dedi ki...

zor bir şey ya. ben ki çok sabırsızım. genelde tahammülüm yok. sabredebilir miyim bilmiyorum. ama çocuk dövmeye karşıyım esasen. ben de ileride ceza yöntemiyle başa çıkabilmeyi umuyorum Çakılım.

Sugibi dedi ki...

ben ki sabırsız ve içinde cidden şiddet duyguları taşıyan bir insanım ama sabır geliyor işte bir şekilde. kıyamıyor insan. ben bile şaşırıyorum bazen kendi sabrıma. sesimi yükseltince bile ölüyorum suçluluktan, intihar etmek zorunda kalmamak için vurmuyorum sanırım:))

cakiltasi dedi ki...

haha ilahi bekriyacım bir dokun bin ah işit durumundasın di mi:) 11-12 yaşlarından daha büyüklerdeki şımarıklık için en büyük çözüm ceza sanırım. öyle bir ceza olacak ki! hımmm diyip tekrar etmemesi gerektiğini bilecek.

asortik krepçim,
evet işin bir de vicdan muhasebesi var. sonrasında yaptığından utanmak pişman olmak. ben annemden bir kere tokat yedim onu da hiç unutmuyorum. 10 yaşında filandım sanırım. gerçi anneme sen bana tokat atmıştın hatırlar mısın diyip durmadım hiç ama aklımda sonuçta dokunmuş büyük ihtimal.

çınarım,
sanırım anne sabrı geliyor insana. ceza verip arkasında durulursa eşek sıpaları insanı kullanmayı beceremezler diye düşünüyorum. bakalım neler yaşanacak :)

sugibicim,
senin nasıl hassas bir anne olduğunu okuyorum:)annelik tuhaf şey dediğin gibi sabrı da enerjiyi de bir şekilde doğa sana veriyor. kıyamamak da çok iyi anladığım bir şey. ama işte bu sıpalar insanı öyle güzel idare ediyor ki! sen ona kıyamazken için için her istediğini elde ediyor. bana laf düşmez tabii ama ben de anneliği ciddi ciddi tecrübe ettiğime inanıyorum:) zor zanaatmış:)ya da ben her şeyi çok ciddiye alıyorum:)

Asortik Krep dedi ki...

Birde insan anne olduktan sonra şiddet uygulayamıyor :) Yani bir başkasının yavrusuna dokunmak en az kendininki kadar acı veriyor,en azından bende.Belki de bu yüzden kadınlar başkasına zarar veren kadınları kendi yargılar dikkat edersen..Yani onu affetmezsin genelde..

cakiltasi dedi ki...

Ya işte asortik krepçim öyle güzel bir duygu olmalı ki! böyle dünya barışı sevgi çiçek moduna giriyor insan. bir de çocuklarına zarar veren, zarar görmesine seyirci kalan annelere ne demeli. cellatlıklar tam.

Bekriya dedi ki...

ya öyle fenalar ki dayaktan da anlamazlar, cezadan da :)

ben büyüklerden de bezmişim zaten bana vericeksiniz 0- 5 yaş oy oy seve seve bitiririm çocuğu :) sonrası bana ters :DD