Perşembe, Mayıs 29, 2008

KAĞIT BEBEKLERİM


Çınarım tam sen aradığında kağıt bebeklerin anlatıldığı bir site görmüştüm ayy benim de kağıt bebeklerim vardı bloga yazayım diye geçiriyordum aklımdan.

Benim en sevdiğim oyuncaklarım mandallar ve kağıt bebeklerdi. Çok değişik tip madallarımız vardı. Halla da onları kullanırız. 30-35 yıllıktırlar heralde. Başka kimsede görmedim o tipini. Ve ne kadar kullanışlı ve çamaşıra leke, iz yapmayan madallar olduğunu anlatamam. Her iyi ve güzel şey gibi artık üretilmiyorlar tabii ki. Bir poşet içinde satılır ve rengarenklerdi. Annem önüme koyardı, oynardım. Böyle bir görüntü var aklımda bebekliğime dair. Çok nadir şey hatırlarım. Hatta hiç bile diyebilirim ama mandallar aklımda hep. Bir de kağıt bebeklerim var tabii. Daha büyük yaşımdayken oynamaya başladığım. Onları da saklıyorum özenle. Bir gün kızım olursa al bak bunlar benim oyuncaklarımdı diyeceğim. Birinin ismi Fotoştu kocası da vardı. Bir de ikiz kızkardeşlerim vardı. Birinin elbisesi maviyse diğerinin ki pembeydi. Eğer Ankara'ya gittiğimde üşenmez ve nerede olduklarını hatırlarsam bir gün yüzüne çıkartayım onları.

Sonra tabii barbie bebekler geldi. Daha öncede söylediğim gibi bir sürü evin tek miniğiydim. Ve kız olarak Oben Abla'dan sonra tektim. Biri Almanya'dan gelme biri de Türkiye'den alınma iki barbie bebek almışlardı bana toplaşarak. Onlar da duruyor tabii. Kimselere kıyıp da veremem sanırım. Kıyafetler diktiğim bir bütün yazımı onlarla oynayarak geçirdiğim bebeklerim. Benim biricik annem dert tasa bilmeyen anneciğim onca oyuncağı nereye gitsek ben istiyorum diye taşırdı. Köye, İstanbul'a. Ben taşır mıydım? Pek sanmıyorum galiba!

Hala üşüyorum. Şu an eldivenlerim yanımda olsaydı giyerdim.

Akrep mevsimini açtım. İki gün önce yavrunun iki boy büyüğü bir tanesini salonun ortasında hakladım. Cani miyim sanırım ama korkuyorum. Ertesi günü de işyerinde kırmızı benekli kertenkele bulduk. Bir süre misafir ettik sonra dışarı attık. Börtüsü böceği olmayan Ankara'dan gelip İstanbul'un börtüleri böcekleri ile uğraşmak bana nasipmiş.

Sabah Aycan Shantel'i yazmamışsın dedi. Yazarım senin huysuzluğunu da eklerim dedim ki. O sırada o da Aycan huysuzlandı dersin şimdi dedi:) Evet pek huysuzdun şekerim. Shantel Dj çıktı diye 500 kişilik nüfusun hepsi eğlenirken bizimki somurttu durdu. Erkenden çıktık evimize geldik. Bir daha konsere gitmiycem dedim birlikte. 21 Haziran'da Gogol Bordello'ya bilet almıştım huysuzumu bildiğimden tek kişilik aldım. Tepinicem sabahlara kadar :))

Resim aynadan yansıyan shantel resmidir.

9 yorum:

cinar dedi ki...

Ooo Çakılım gelmiş, yeni yazısını yazmış, pek de eğlenceli olmuş.
Akrep mevmisini açmana çok güldüm :) Yok canım, vallahi ben de korkardım ve emin ol, korkudan öldürmek için bile yaklaşamazdım heralde :) gerçi akrepleri severim ben. Yani mantık olarak. Cool hayvanlar canım :) Ama uzaktan seveyim boşver hihi.

Burası soğuk değil artık, hatta 1 ayı geçkin süredir yorganı attık, pike bile değil, boş nevresimle yatıyoruz :) Yani burda üşümeyeceğini umuyorum.

Giriş bölümüne gelince, çocukluğum geldi aklıma. Aslında ben de çok bir şey hatırlamam. Benim anılarım daha çok ilkolula ait. En erkeni bu yani. Koca kız olduktan sonra bile oyuncaklarla çok haşır neşir olduğumdan oyuncak anım çoktur ama :) Barbie'me ben de acaip elbiseler dikerdim. Perde kumaşı artığından gece elbiseleri, koltuk örtüsü artığından kabanlar :) Az mı yaptım ya, bak şimdi, kimbilir nerdeler.. Aslında sanırım halamın kızı çalmıştı onları benden. Yani artık bende değiller..

Bir de karton evlere takıntım vardı. Bir ara gazete veriyordu, texas evlerini bunlar Red-Kit'in evleri diye seve seve yapmış ve salondaki vitrinin üzerine koymuştum hatta :) Tabi annem orda durmasına uzun müddet izin vermemişti. Sonra atıldı hepsi de :(

Sonra aldığım oyuncakların hepsi duruyor ama, kendi evimizde, kitaplığımızın üzerinde bir çocuk bahçemiz var, gelince göstereceğim :)

İyki yazdın bak, içimi mutlu ettin yine :) Öptüm çok çok.

cakiltasi dedi ki...

çınarım senin yorumlarında beni çok mutlu ediyor :)

karton evleri dedin de neyi ettin. Di mi bir ara gazeteler veriyordu. Bizde birde abiminden kalma Axteriks evleri vardı kağıttan. Yamulmuşlardı ama çok severdim onları.

Pikeyi bile mi attınız inanmam :) Ben yorganla yatıyorum hala üstünde de ince bataniye. Gerçi dün fenalık basmıştı ama gene de pikeli günlere daha var gibi.

Ereğli de içim ısınacak desene. Bu ara internetten baktım ulusoy'un saatlerine 18.40 arabası en uygunu 4.30 saate sizin orada. Dönüşte de 14.00 arabası. Pek heyecanlı:)

cinar dedi ki...

ya bu arada varan da var aslında. Onu demeyi unutmuşum. hangisi sana daha uygunsa onunla gelebilirsin. dönüş için de biz burdan ayarlarız biletini. 14:00 erken değil mi? dönüş de 4-4,5 saat sürer çünkü. sen bilirsin yine de. karar verince haberdar et bizi. ona göre bilet işini halledelim.
öptüm Çakılım benim :)

Bekriya dedi ki...

benimde tüm bebeklerim,oyuncaklarım duruyor,özenle saklıyorum bi gün belki benim de çocuğum olursa -pek sanmıyorum ya neyse :)) - oynar diye.

bazen onları görünce seviniyorum haddinden fazla,çocukluğun özentisi olsa gerek .

Adsız dedi ki...

bir defa ona konser denilemez canim benim. adamin biri cikmis cd den muzik calmis. ne performans var ne bir sey. ha evde dinlemissin ha orda. konser dedigin hem gorsel hem isitseldir. bunda ne gorsellik vardi ne de isitsellik. ben seni punk konserine goturucem gorursun o zaman konser nasil olurmus:D

Aycan

cinar dedi ki...

bu yandaki mybloglog ne iştir Çakılım?

cakiltasi dedi ki...

çınarım ulusoy bana uygundur. çünkü servisi var istinye'ye dönüşüm de gidişim de rahat olur. ben karşıya gidiyorum ya şeker o yüzden anca 8 gibi filan evde olurum. o yüzden iki gibi dedim.
ya my blog aslında senin bloguna girenleri filan görebildigin bi düzenek ama ben beceremedim ne biliyim tek bulduğum html kodunu yapıştırınca o çıktı. başka ne işe yarıyor hiç bilmiyorum:)

bekriyacım, niye sanmıyorsun yav bu işler belli olmuyor. ben bu yaşımdan sonra huy da değiştirdim hiç beklemediğim şeyler de başıma geldi. o yüzden ümit kesilmez sen saklamaya devam :) ahh ahh çocukluğun özentisi valla. ben kendimi hala 15 yaşında sanıyorum. dün arkadaşım bu gitsin ip atlasın yakan top oynasın o modda dedi. valla çok da doğru dedi hehe.


bızdık kırpığım düzgün punk olursa giderim. yokda emoşlara değil :)

Bekriya dedi ki...

çocuğum olmazsada yaşlanınca yalnızlıktan canım sıkılınca çıkartır kendim oynarım :))

ne güzel olur valla ip atlasak,top oynasak herşey çocuklar için mi sanki.ben en çok salıncağa binmeyi özledim ama çocuk parklarındakiler acayip küçük oluyolar artık sığmıyorum :))

lisedeyken öğle arasında okulun yakınındaki parkta salıncaklara oturmuştuk (sallanmadık bak sadece oturduk) ordaki işgüzar amcalar onlar çocuklar için diyip bizi kaldırmışlardı hala içimde uhdedir :((

cinar dedi ki...

yeni yazı bekleriz!
yeni yazı bekleriiiiiz!! :))
Muck