Cuma, Mayıs 23, 2008

ANASINIII SATİİİİM YAVVV

Arada bloglar arası geziniyorum. Genelde eğlenceli esprili yazılar çok hoşuma gidiyor. Bende de bir Küçük Emrah sendromu olmuş sanki. Verip veriştirme, sızlanma etme. Acaba uzun zamandır komik şeyler mi başıma gelmiyor? Geliyor da unutuyor muyum? Hatırladığım yakın zamandaki tek şapşalığım. Ankara'da başıma geldi. Abimin arkadaşının nikahına gideceğiz. Yıkandım, hazırlandım kendi çapımda saçlarımı yaptım. Kuaför fobim olduğu için gitme işini minimumda tutuyordum. Gerçi fazla doğalım sanırım, ayarını kaçırıyor muyum acaba? Kıyafetim ve ayakkabılarım beğenilmedi. Topluklu giymediğim için özellikle. Yani düğünlerde göreceğiniz klasik insan olmadım :) Neyseciğime abim yana yakıla jöle arıyor. Ben de jöle sürmüştüm saçıma tezgahta bir tüp vardı böyle jel kıvamında. Onu gösterdim var ya diye. Abim demez mi o jöle değil ki. Benim yüz yıkama şeyim diye. Bir baktım nivea face wash filan diyor. Hayır köpürmedi de alet niyeyse.

Ankara'da vakit gene göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Abim dizüstü bilgisayarını getirdi. Aycan'la cmt sabah internet başvurusunu yaptık. Benim kölem olarak bilgisayar bağlatısını, telefon bağlantısı, virüs programını herbir şeyi halletti kırpığım benim. Saçlarını kestirmiş pek de güzel olmuş.

Annemle artık skypetan konuşuyoruz. Teknoloji işte ne diyim. Süper bir şey.

Tren yolculuğum tahmin ettiğimden yorucu geçti. Koltuklara yerleşemedim bir türlü ayaklarım yere ulaşmadı sırtımı oraya buraya dayamadım. Uykusuz , bitap düştüm. Geldiğim günün hem İstanbul'u hem de Ankara'sı kabus gibiydi. Malak Osman gibiydim. Dönüşte de amcalar niye bilmem vagonun ışıklarını söndürmediler. Florasan lambalar cayır cayır yandı. Montumu çektim yüzüme öyle uyukladım. Neyse en iyi yolculuk alternatifi ne yazık ki özel arabanız. O da bende yok :( Gene nilü'ye talibim napalım.

Liseden arkadaşımın 7 Haziran'da nikahı var. Düğün yapmayacaklarmış. Dedim aileye bir yemek olur heralde. Herkes kendi arasında yapacak dedi. Kurcalamadım ama aklım da kesmedi. Damat kendi tarafıyla yemek yiyecek. Gelinde kendi tarafıyla mı bilmiyorum. Bizim kız cinsti heralde kendine göre bir cinsi buldu. Zaten evleneceğini de kendinden değil abisinden öğrendik. Böyle bir şey yakın arkadaşlara söylenmez mi? Ben diğer arkadaşa nazar değer diye söylemiyordur diye dalga geçmiştim. YANLIŞ BİLGİ YÜZÜNDEN SİLİNMİŞTİR.

Şimdi herkesin eski yavuklusu gelip beni buluyor ve başımı beleya sokuyor ya. Bi arkadaşımın eski yavuklusu bulmuş beni facebook'tan msj atmış. Ben hala unutamadım. Onun bıraktığı boşluk devam ediyor da bık bık da bık. Sildim mesajı. Dedim kendi kendime yettii beeee. Allahın Güzin Ablası sen misin?

Yarın Shantel konserine gideceğiz. Aycan'a işkence bana eğlence:)

Yaaa kesin herkes seyretmiştir. Cnbc-e'de Persopolis'i seyrettim. O kadar içten ve cici geldi ki! anlatamam. Mesaj kaygısına bize ders olsuna girmiyorum. Ben tamamen başka gözle seyrettim. Çok tatlıydı. Yaratıcısı harika bir iş yapmış.

İstanbul'un deniz mevsimi açıldı. Boğazda çocuklar donlarıyla o pis suya giriyorlar. Gamsız olmak lazım şu hayatta yahu anasınııın satiiiim.

4 yorum:

Bekriya dedi ki...

persepolisi o kadar çok kişi izle diye uyarmasına rağmen izleyemedim unuttum :((

benimde çok yakın bildiğim bi arkadaşımı aylarca görmedim,nişanlandığını öğrenemeden düğüne 20 gün kala msjını aldım "düğünüm şurda gel" diye.gittim mi?hayır.

ben bunlara dangalak diyorum takma kafaya.

meğer sende yolculuğa çıkmışsın bende nerde bu çakıl diyodum,hoşgeldin :))

cinar dedi ki...

Bi dakka şimdi. Yarın konsere gidiyorsunuz hem de yavuklunla. E siz aynı şehre mi taşındınız o zaman?? :)

Demek abinin yüz temizleme jeli var yahu, asıl ona vay anasını demek istiyorum ben :))

Topuklu giymeyi ben de çok sevmiyorum. Mecbur kalmadıkça giymem, babetlerin hastasıyım :)

Evlilik meselesini söylememeye gelince, birkaç gün önce görümcemin evleneceğini öğrendik karı koca :) Yani hadi ben neyse de insan kardeşinden de mi saklar yahu? İnanılır gibi değil yani. Aslında en büyük sorun herkesi kendimiz gibi zannetmemiz sanırım. Ben öyle çok konuşurdum ki eskiden de, okul çıkışları eve gidip annemin kafasını şişirirdim. Ama harbi şişiriş, bazen of kızım mefes aldığını da mı anlatacaksın ya derdi. Düşün yani :)
Hala da aynıyım. Ama allahtan daima değil. Bazen çenem düşer (genelde düşer diye düzeltelim), bazen de gıkım çıkmaz, gerçi konuşacağıma yine konuşurum yani.
Al işte mesajın uzunlugundan belli :)

cakiltasi dedi ki...

bekriyacım,
aslında 3 güncük gittim. 19 mayıs tatildi ya. yazamadım bir şeyler. persepolis'in belki dvdsi vardır. mutlaka seyret ya da belki tekrarı vardır cnbc-e'de. bizim cinsler işte gitmemek olmaz şimdi. huylu olduğunu bildiğimden çok dert etmedim onu. ama gene de niye diyorum:)

çınarım,
hehe yok aynı şehirlerde değiliz hala. bugün gece geliyor kırpığım:)

evet yüz temizleme jeli var valla. ama öyle kozmetik birşey değil. bizim maalesef ki yağlı bir cildimiz var. o da sabun yerine jel almış sonunda :)

benim ayaklar 34 demiş miydim:) topluklu bulsam belki giyerim de. var olanlar da her kıyafete uymuyor:)

haha alemsin. ben bazen böyle dilime hakim olamıyorum. sanki başka biri konuşyor. iç ses de sussana diyor ama yok o konuşmaya devam ediyor. yav senin msjlar uzun olsun ne güzel işte:)

cinar dedi ki...

Benimkiler de 35,5 :)) Eşimin ananesi 34 numara. Çok zor buluyor o da. Çok iyi anlıyorum o yüzden seni. Oy minik ayaklı Çakılım benim :))