Cuma, Şubat 22, 2008

BİZ ELİTLER



Ece Temelkuran'dan bir yazı. Sayın Başbakan bize elit diyor. Kendi çocukları Amerika'da okumadı sanki, karısı için de Kalyon'da mağaza kapatılmıyor.




AKP'nin sırrı: Türk sömürgeciler!


AKP'nin ilk kez iktidara gelmesinden, hatta "ampulü" görüp nutkumuz tutulduğu andan beri açıklığa kavuşmayan bir şey var. O "şey", aynı zamanda AKP'nin başarısının, bitmez tükenmez siyasi retoriğinin kaynağı. AKP, yenilmez, yılmaz ve her dem zinde söylemini bu sırrından besliyor.
CHP'lileri laiklik tıkacıyla felç eden, sosyal eşitlik politikasını tekeline almış gibi görünüp solu dilsiz bırakan, eski merkez sağı bir anda Boğaz'daki villalarda hariçten gazel okuyan yoluk kuşlar haline getiren, liberalleri "çarpıp" sersemleten sır bu. Ne peki?

'Elit semt'?
Başbakan önceki gün türban tartışmaları sırasında kendisine ve partisine yönelen eleştirilere yine aynı biçimde cevap verdi. Şöyle:
"İstanbul'un, Ankara'nın elit semtlerinde oturarak, masa başında sosyolojik analizler yaparak kimse hizmetlerimizi anlayamaz. Bir garibin sofrasına oturup yoksulluğu hissetmeden ahkâm keserseniz, yaptığınız yorumlarla kargaları bile kendinize güldürürsünüz."
İşte Başbakan, net bir biçimde tahlil edilmeye muhtaç sırrını yeniden kullanıyor. Ne yapıyor Başbakan?

Sömürgecilik karşıtı İslam
Başbakan, Ortadoğu'da, Mısır'da, Cezayir'de, ulusal sol hareketlerin zayıflamasından sonra ortaya çıkan sömürge karşıtı siyasal İslami hareketlerin ortak söylemini kullanıyor. Başbakan'ın konuşmalarında sürekli bir "onlar" var, en başından beri. Onlar, "beyaz". Onlar, zengin. Onlar, "halkı sömürüyor". Onlar, Türkiye'yi ve halkı kullanıyor. Onlar, keyifleri ne isterse onu yapıyor. Onlar, bu ülke kurulurken gelip ülkemizi ele geçirdiler ve iktidar koltuğuna oturdular. Onlar halka zulüm ederek bu ülkeyi kurdular. Onlar, hiç "bize" benzemiyor.
Bu söylemdeki onlar aynen ve tamamen sömürge karşıtı İslami hareketin söylemindeki "sömürgeciler"e denk geliyor. Başbakan'ın söylemi bu ülkede ona oy vermemiş yurttaşları "sömürgeci" ilan ediyor! Cezayir'deki Fransız, Mısır'daki İngiliz, Irak'taki ABD'li.

Sömürgeciler kim?
Bu yüzden üç kuruş maaş alan emekli öğretmenler, açlıktan ölmek üzere olan memurlar, zavallı öğrenciler, ayakta kalmaya çalışan öğretim üyeleri, susturulmak korkusuyla yaşayan yazarlar, tuzu kuru sömürgeciler olarak gösteriliyor halka ya da AKP seçmenine.
Bu öfke ve düşmanlık barındıran söylem her dem o kadar taze ki ilk kullanılışının üzerinden yıllar geçmesine rağmen hâlâ işe yarıyor. Üstelik Türkiye'de sömürgecilik olmamasına rağmen kolektif muhayyilede böyle bir imge yaratılıyor.
Türkiye'ye deniyor ki "Sömürgeciler gelmeden önce biz iyiydik. Sömürgecileri gönderirsek, yok edersek yeniden o güzel günlere döneceğiz".
İşin tuhaf tarafı, Başbakan'ı eleştirenlerin çoğu, sömürgecilik şöyle dursun, zaten bu toplumun ezilen sınıfı. Ölen tersane işçileri, panzer altında kalarak ölen Yahya Menekşe'nin ailesi, zorla dindarlaştırılmak istemeyenler ve hatta en az Başbakan kadar dindar olmasına rağmen yaratılan muhafazakârlaşmanın ikiyüzlülüğünden şikâyetçi olan başörtülü kadınlar...

Başbakan hedef gösteriyor
Sayın Başbakan'a sormak lazım:
Onlar kim?
Sizin sömürgeci yerine koyduğunuz ve bütün bir Türkiye'yi böyle bir yalana inandırmak için harcadığınız insanlar, kitleler kim?
Yarı aç yarı tok çalışan ve sizin beğendiğiniz sendikalara üye olmak istemeyen işçiler mi?
Yoksa YÖK Başkanı olunca hükümetinizle muhabbeti koyulaştıran bir YÖK Başkanı'nı kendilerine yakıştıramayan akademisyenler mi?
Mısır'dan, Cezayir'den, Ortadoğu'daki siyasal İslam hareketlerinden aparılan bu söylemin "zalim" ilan ettiği insanlar kim?
Bu söylemi bilinçli olarak mı ürettiniz, yoksa ağız alışkanlığı mı?
Başbakan'ın ve AKP'nin ağzına pelesenk olan ve şimdiye kadar doğru dürüst sorgulanmamış, çözümlenmemiş bir söylemi sorgulamanın zamanıdır. Çünkü artık bu söylem, bizatihi Başbakan'ın ağzından, bu ülkenin insanlarını birbirine hedef göstermeye başlamıştır.

5 yorum:

cinar dedi ki...

her söyledikleri şey televizyonlarda ya da gazetelerde yayınlansa da, görmeyenlerin gözüne sokulmaya çalışılsa da onların tarafını tutan milyonlar var ne yazık ki. Ama öyle ama böyle onların tarafını tutuyorlar ama sonuç olarak bütün bir millet etkileniyoruz. her koyun kendi bacağından asılır misali ne yaparlarsa yapsınlar diyeceğim ama olmuyor, koyun en çok çevresine zarar veriyor :(

Biyo dedi ki...

Çınar"Çakılım"diye seni sobelemese seni daha bulmayıp okuyamıyacaktım yaaa:/

cakiltasi dedi ki...

çınarım ne yazık ki öyle. beni çıldırtan da o kaz kafalı milyonlar. bu kadar kör gözüm olur insan. bir prinç paketine. ülkesini, geleceğini satan. bazen diyorum bunlarla niye aynı ülkede yaşıyorzu biz ya. dellendim gene :(

merhaba biyonik kedi,
hoşgeldin. ben gezinirken senin bloga da uğruyordum arada ama pek yorum yapmıyorum o yüzden geç gördün beni :)

Biyo dedi ki...

Blogumda yorum yok zaten.
Hiç olmadı:)

cakiltasi dedi ki...

evet evet onu farkettim. ama ben görmüyorum heralde dedim. pek iyi değilim blog işinde :)