Pazartesi, Aralık 21, 2009

GEL GİT AKIL ÇAKIL




Şapşirik Çakıl iş başında.




Hafta sonu İstanbul sellere teslim olurken ben kendi dünyamda yaşıyordum. Pazar günü kıyafet değiş tokuş partisine giderken telefonumu evde bıraktığımı, köprünün gişelerinde farkettim. Arkadaşımın evine bir kere yayan gitmiştim. Konum olarak hatırlıyordum evi ama altımda araba olduğu için bir de Üsküdar gibi kıçkıça bir muhite gittiğim için araba yolu tarifi lazımdı. Arkadaşımı bir gün önceden aradığımda bir yere kadar tarif verdi sonrasında beni ararsın dedi. Sonradan anladımki aslında onun bi yere kadar verdiği tarif de yanlışmış. Telefonum yanımda olsa belki çok daha fazla debelenecektim. Onun tarifine göre bir yerden döndüm amacım sahilin paraleli boyunca gidip konum olarak evi bulabilmekti. Ama öyle paralel maralel giden bir şey yoktu. Bir amcaya sordum o benden şapşi olduğu için vazgeçtim ondan medet ummaktan. Sonra bir sokakta polis ekip otosuyla iki keçi misali kaldık. Onlar bana yol verdi ben geçerken onlara danışmak aklıma geldi. Dedim ki ben Üsküdar iskelesinin üstüne denk gelen evlerin oraya gitmeye çalışıyorum nasıl yapacağım. Bizi takip edin dediler. Öyle bir takip ki dere tepe düz gittik ancak vardık tahmini yere. Sonra benim arabamı parketmemi salık verdiler. Siz bizim arabaya gelin biz sizi götürelim tahmini yere ondan sonra bakarız çaresine. Bindim ekip otosuna tahmini yere geldik bakındım aslında evi tanıdım ama gene de emin olmak için onların telefondan çidomların evi aradık. Gönül Abla'dan Güneşin numarasını aldım. Sonra Güneş'i aradım ki! Camdan bakınca Polis otosundan inen beni gördü. Topu topu 5-6 numara ezbere biliyorum. Biri de Allahtan Çidomların eviydi.

Neyse kıyafet değiş tokuşundan en karlı ben çıktım kimseye benim getirdiklerim olmadı. Minyatür olmanın dez avantajı.

Oradan Nazlı Abla'nın doğum günü etkinliğine gidecektim. Güneş'ten annemi aradım. Annemden Oben Abla'mın telini aldım. Oben Abla'dan oranın adresini yazdım çizdim öyle çıktım yola. Oraya vardığımda da tipik doğum günlerinden farklı bir etkinlik olacaktı. Incık cıncık yapımı ve öyle bir sosyalleşme işte. Ve kendimi oradaki malzemelerin büyüsüne kaptırdım ve bence pek hoş bir şeyler yarattım. Bir başka broşu Nazlı Abla'ya bir küpeyi Deniz'e hediye edip. Resimdekileri de kendime yapıp evime benzimin ışığı 30 km yanaraktan geldim.


Benimle hayat başka macera. Abimle başka. Ki ben kontrol delisi gibi bir şeyim aslında. Kimi zaman değilim işte. Gel git akıllı bir şeyim galiba.

2 yorum:

Bekriya dedi ki...

ben evi bulmamayı göze alır ekip otosuna binmezdim :) ne olur ne olmaz ergenekoncu falan sanarlar :)

cakiltasi dedi ki...

bekriyacım hehe hiç aklıma gelmedi. biran önce evi bulayım da ne olursa olsun modundaydım:)